Hilal Y.
Eylül ayı itibariyle yeni eğitim yılı da başlıyor.Hevesle seçilen defterler,
yeni kitap kokuları çocukluğumdan beri heyecanlandırır beni.Birçok hayalle, hatta o senenin en başarılı öğrencisi olma hedefleriyle başlanır okula.İlk birkaç hafta tüm dersler müthiş bir ilgiyle izlenir, verilen ödevler yıl sonu tezi ciddiyetinde hazırlanır.
Sonra konular biriktikçe ödevler ve ders tekrarları için ertelemeler başlar.`Bugün yapmasam bir şey olmaz, zaten bu konuyu biliyorum, yarın hepsini birden tekrar ederim.`Ertesi gün televizyonda ya en sevilen dizi ya bir maç ya da arkadaşlarla buluşma vardır.
İşin kötüsü kendi kendini kandırmaktan öteye gitmeyen bu bahanelerin bir sonu da yoktur.Sonuçta bu ertesi günler ardı ardına gelir ve bir de bakarsınız konular birikmiş sınav günü gelmiş çatmış.Sınavdan alınan ilk başarısız sonuçta suçlamalar başlar; `Sorular çok zordu.İlk sınavda da böyle sorulur mu?Hoca bize taktı.` Gerçekte çocuğun da içten içe bilip de kabul edemediği konu, ders çalışmak için yeterli zamanı ayırmadığıdır.
Ama bu bahaneler o kadar çok tekrarlanır ki bir süre sonra öğrencinin kendisi de buna inanır hale gelir.İşte o noktada da motivasyon düşüklüğü başlar.`Ne yaparsam yapayım bu öğretmenin dersinden geçmem mümkün değil` etiketi yapıştırılır.
Çalışmamak için yeni ve tartışmasız kesin bir bahane daha çıkar ortaya. Ders çalışırken iç disiplinin ve motivasyonun önemi tartışılmaz.Derslerinde başarılı olan çocukların tamamının disiplinli ders çalıştıklarını görüyoruz.
Sözünü ettiğimiz okuldan eve gelip yatana kadar ders çalışmak değil tabi ki.Bunun bir eğitim yılı içinde uygulanamayacağını zaten hepimiz biliyoruz.Üstelik böyle bir tempoda çalışmaya gerek de yok.Ders içerisinde anlatılanları dikkatle dinlemek, verilen ödevleri eksiksiz yapmak ve günlük 1 - 2 saatlik düzenli ders tekrarı yeterlidir.
Disiplinli çalışmakla kastettiğimiz de budur.
Tecrübeler en iyi öğretmenlerdir.
Sınavlarda başarılı olan öğrencilerin nasıl çalıştıklarını dinlediğimizde tamamı sistemli bir çalışmadan söz ediyor. Yapabileceğine inanmak da öğrencinin başarılı olmasında oldukça etkilidir.
Çünkü motivasyonu tam olan bir öğrenci öğrenme konusunda daha istekli ve meraklı olacaktır.Böylece dersi takip edecek, derse katılacak tartışmalarda söz almak isteyecektir.
Ders içinde öğrencilerin motivasyonunu sağlamayı başaran bir öğretmenin sınıf başarısı da yükselecektir.Önemli olan öğrencinin başarmayı istemesidir.
Derslerin ve çalışmanın çocuğa getirecekleri iyi verilmelidir.
Sonuç olarak bilinmelidir ki başarılı olmak gerçekte çok zor değil.
Hedefleri olan çocukların, olumlu motivasyon ve sistemli bir çalışmayla başarılı olmaları için hiçbir engel yoktur.ozgurbilge.com


