Aylin Y.
Bir köyde yaşlı bir ninenin haylaz ve tembel bir torunu varmış.
Ne odun kesermiş, ne de tarlada ve bahçede çalışırmış. Ninesi her gün torununa nasihat eder, "Oğlum, haydi kasabaya git, kendine bir iş bul ve çalış, para kazan!" dermiş. Torunu da bir gün "Tamam nineciğim, ben kasabaya çalışmaya gidiyorum." diyerek evden ayrılmış. Ama üç-dört saat sonra geri dönmüş. Ninesi şaşkınlıkla sormuş, torunu da anlatmaya başlamış: "Nineciğim, köyden çıkarken bir de baktım havada bir kartal bana doğru süzülüyor. Sonra kartal çalılıkların arkasına bir yere kondu, ben de merak edip sessizce baktım. Kartal ağzındaki ekmek parçası ile çalılıkların arasında duran yavru, yaralı, kanadı kırık serçeyi besliyordu. Ben de kendi kendime dedim ki: 'Ey Ulu Yaradanım! Şu zavallı ve aciz serçeciği besliyorsun da, benim gibi bir öksüzü ve yetimi ve ninem gibi bir yaşlı kadını herhalde aç ve susuz bırakmazsın.' Bu yüzden geri döndüm, çalışmaktan vazgeçtim." Ninesi torununa şöyle cevap vermiş: "Benim tembel torunum! Kartal olmaya özenmek var iken, niçin zavallı ve aciz bir serçe yavrusu olmaya özenirsin sen?"


