Hayatım boyunca öğrendiğim en derinlikli şeylerden biri de şudur: En büyük arzularınızı gerçekleştirmek ve en büyük mücadelelerinizin üstesinden gelmek istiyorsanız, aradığınız sonuçlara hükmeden ilkeyi ya da doğal yasayı saptayın ve uygulayın.
Hepimizin bir ilkeyi uygulama tarzı büyük ölçüde farklı olacak ve kendimize özgü güçlü yanlarımız, hünerlerimiz ve üreticiliğimizle belirlenecektir; ama sonuçta, her türlü çabada başarı daima o başarının bağlı olduğu ilkelerle uyum içinde hareket etmekten gelir.
Pek çok kişi;en azından bilinçli olarak bu şekilde düşünmez.Aslında ilkeye dayalı çözümlerin,popüler kültürümüzün yaygın uygulamaları ve düşünme tarzıyla tam br tezat oluşturduğunu gitgide daha iyi anlayacaksınız. İzin verirseniz bu tezadı, karşılaştığımız en yaygın ve insani zorluklardan birkaçıyla açıklayayım.
Korku ve güvensizlik: Günümüzde pek çok kişi bir korkuyla pençeleşiyor.Gelecekten korkuyorlar. İş yerinde savunmasız kalabileceklerini hissediyorlar.İşlerini ve ailelerine bakma olanağını yitirmekten çekiniyorlar. Bu savunmasızlık, çoğu zaman risk almadan yaşamak ve hem iş yerinde hem de evde başkalarına bağımlı olmak gibi bir teslimiyeti pekiştiriryor. Kültürümüzün bu soruna ortak yanıtı, gitgide daha fazla bağımsız olmaktır.'ana ve benim olana' odaklanacağım. Kendi işimi yapacağım ve iş dışında bana gerçekten keyif veren şeylerle ilgileneceğim' Bağımsızlık önemli, hatta hayati bir değer ve başarıdır. Sorun şu ki, Biz karşılıklı bağımlı bir gerçeklikte yaşıyoruz ve en önemli başarılarımız, şimdiki yetilerimizin çok ötesinde karşılıklı bağımlılık becerilerini gerektiriyor.
Suçlama ve kendini kurban gibi görme: Bir sorunun olduğu yerde genelde bir suçlama da vardır. Toplum kurban rolünü oynamaya düşkün. 'Keşke patronum bu kadar kontrol budalası olmasaydı... Keşke bu kadar yoksul doğmasaydım... Keşke daha iyi bir yerde yaşasaydım... Keşke babamdan böyle öfkeli mizaç geçmeseydi bana... Keşke çocuklarım bu kadar isyankar olmasaydı... Keşke bu kadar gerileyen bir sektörde çalışmasaydım... Keşke eşim daha anlayışlı olsa... Keşke... keşke... keşke...' Sorunlarımız ve karşılaştığımız zorluklar için bizden başka herkesi ve her şeyi suçlamak normal görülebilir ve acıyı geçici olarak hafifletebilir, ama bizi aynı sorunlara mahkum eder.Kendi koşullarını kabüllenip sorumluluğunu üstlenecek kadar alçakgönüllü ve bu zorluklar arasından sıyrılıp üretici bir çözüm bulmak için gereken inisiyaifi ele alacak kadar yürekli birini gösterin bana ,ben de size seçim yapmanın üstün gücünü göstereyim...
- İlke merkezli olmanın anlamlarından biri başladığınız işin sonucunu düşünmektir.
- Sorumluluk alıyorsanız ,zorlukların üzerinden atlayıp gitme becerisini kazanmışsanız güç sizdedir.
- Popüler kültürün yanlış inançları yerine bilinçli seçimleri koymak çözüm yollarına kolaylıkla ulaşmanızı sağlar.


