Anasayfa Yaşam Küçük Beyaz Eller

Küçük Beyaz Eller

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfEn iyi 

Ebru D. 

Küçük parlak ayakkabılarına baktı gülümseyerek..

Kırmızının en güzel tonu bu olmalıydı diye düşündü içinden.. Ve en güzel ayakkabılara ben sahibim diyerek de ekledi.. Ayakkabılarını tuttuğu ellerinin küçüklüğü ve beyazlığı o an fark edebileceği bir ayrıntı değildi.. Ancak başka biri görebilir ve söyleyebilirdi bunu kendine.. Dizlerinin üzerinde duran ellerini anca bir başkası hayallerine ekleyebilirdi, yıllar sonra.. ... Pencerenin önünde oturmuş, yoldan geçenleri izliyordu..sessiz bir zaman dilimiydi içinde bulunduğu, ışıkların bile sustuğu, gölgelerin hiç olmadığı.. Gözbebeği, yalnızlığın hüzün rengini almıştı yine..kayıp bir rengin hüznüydü bu.. Baktığı yeri bilmeyen bir hüzün.. Bir boşlukta sallandığını hissetti ilk, sonrasında göz kapaklarında bir ağırlık. ... Sokakta ki insanların giysileri dikkatini çekti ansızın..genç kızların kabarık giysiler içerisinde ki salınışları..saçlarının kabarık halleri..ışıltılı taçları. Sokak aralarında gezinen at arabaları.. Her biri ayrı dikkat çeken delikanlıları.. Karşı pencerenin geniş camına takıldı gözleri sonra. Kalın ama gösterişli kumaştan oluşan perdelerin ardında, beyaz teni ve kumral saç kıvrımlarıyla güzel bir genç kız dışarıyı izliyordu. Dalgındı..belki düşünceli.. Ama kesinlikle o andan uzakta bir yerlerdeydi. Çok uzaklarda, belki yıldızlardan, aydan daha uzakta. ... Yemyeşil bir vadide buldu ansızın kendini.Beyaz papatyalarla dans eder gibi bıraktı rüzgarın kollarına bedenini.Uzaktan gelen müziğin eşliğinde kabarık etekleri, başak gibi salındı nazlı nazlı.. Güneş gülümsedi haline... Kuşlar eşlik etti sevincine. Bir elin dokunuşuyla irkildi bu rüyanın içinde. Durduğunda, kendine bakan iki derin gözle karşılaştı. Vadinin rengine bürünmüş, sarp kayalıkları, uçurumları içinde barındıran iki derin bakışla. Düşlerinde ki prensi gördü karşısında. Eline dokunmuş ve zamanı durdurmuştu o anda. Rüzgar susmuştu bu bakışmada..kuşlar dallarda nefessiz izliyordu bu anı, bir mucizeyi izler gibi. Yalnızca bir çift yürek seslendi birbirine, bu sessizlikte; - Düş müsün? - Düş’ üm… O an, nefesini tutmuştu tüm evren..ellerinin birleşiği yerde bir yıldız parlamıştı her ikisini de aydınlatan.Bir dilek tutmak istedi genç kız, prensinin gözlerinde..Zar zor çıktı sözler yüreğinden.. - Düş me sakın benden uzak bir yere.. - Düş lersen hep, düş mem yüreğinden başka bir yere... Dedi prens.. ... Yağmur hafif hafif ıslatmaya başlamıştı sokakları..hızlı adımlarla ilerleyen insanlar renksiz kıyafetleriyle yaşıyordu sonbaharı..oysa yapraklar sarıya boyamıştı ağaçların altlarını.. Derken; Gök gürledi.. Ve Düş Bitti. ... Çok seversen eğer, yüreğin hep sıcak kalır dedi annesi küçük kıza. Düz saçlarıyla oynayan annesinin elini avuçlarına aldı ve baktı bir süre küçük kız. "Ne kadar küçük ve beyaz ellerin var anne , tıpkı masalda ki gibi" Gülümsedi annesi.. Saçlarından öperken küçük kızı; “Aynı, senin ki gibi” Dedi.

 Mel Yaman

Son Güncelleme ( Pazar, 22 Mart 2009 13:07 )  

Yorumlar  

 
#1 Mel Yaman 2009-09-16 13:15 Teşekkür ederim:) Alıntı
 

Popüler Makaleler